Reklam

Cüneyt Çakır arayı sürekli açıyor!

2 yıl önce
294 kez görüntülendi

 

FIFA, Cüneyt Çakır’a belki de o ana kadar turnuvanın zorluk derecesi en yüksek maçı olan Nijerya-Arjantin karşılaşmasını verdi.
FIFA, o kadar önemsemiş ki; bu maçın 4. hakemi defalarca final yönetmiş olan Hollandalı Björn Kuipers’tı.
Ve dünya salı gecesi müthiş bir maç ve uygulamalarıyla müthiş bir Türk hakem ekibini izledi.
Cüneyt Çakır, VAR’ı düzelterek bir ilke daha imza attı.
VAR’ın protokolünde “Sahanın mutlak hâkimi hakemdir” diye yazar.
Cüneyt Çakır, beden dilini çok iyi kullandı; “top, kafadan sekti geldi” dedi.
Statta ve ekran başındaki milyonlar olan biteni anladı.
Arjantin’in aleyhine penaltı çaldı. Kullandığı kartlar, otoritesi son düdüğüne kadar hepsi kabul gördü.
Allah nazardan saklasın; her maç, her turnuva üstüne koyarak devam ediyor.

İzleyen var mı?
Dünya Kupasını yerinde izleyen kaç tane teknik adamımız var?
İzlemek isteseler; Allah daha çok versin hiçbiri “param yoktu” diyemez.
Bu turnuvalar oyuncu transfer etmek için izlenmez.
Hele de şu anki bizim kulüplerin böyle bir şansı yok!
Ama dünya nereye gidiyor?
Sistemi yerinde görmek gerekmez mi?

Bir güvenoyu almak istemez misiniz?
Bizde hep eleştiri yok; alternatifi nedir, doğrusu hangisidir.
Bunları da sık sık yazıyorum. Ve çok önemli isimler takdir ve teşekkür duygularını iletiyor.
Gelelim konumuza; ideal bir MHK üyesi nasıl olmalı?
1) İlinde, bölgesinde sevilen, güvenilen ve saygı duyulan bir olmalı. Hakem ve gözlemcilerin hiç değilse yarısından fazlası onun için “adildir” diyebilmeli.
2) Vizyon ve fikir sahibi olmalı. Tek derdi yakınlarının, akrabalarının ve yalakalarının klasman yükselmesi ya da maç alması olmamalı.
3) Dünyadan hiç değilse 10 tane üst düzey hakemin adını, ülkesini, kategorisini, kariyerini, özelliklerini bilmeli ve tanımalı.
4) MHK’nın uygulamalarına ya da mevcut talimatlara itirazı varsa; gerekçelerini, olması gerekeni anlatabilme ve ikna edebilme yeteneği olmalı.
Mevcut kurul üyeleri, istifalarını verseler; Yusuf Namoğlu da yeniden bir değerlendirme yapsa daha doğru olmaz mı?
Bir güvenoyu almak için istifa dilekçesi vermeye cesaretiniz var mı?
Hiçbiriniz iktidara oy vermemiş olsanız da seçim sonuçları en çok sizi sevindirdi!

Böyle statü olmaz!
İnsanların; anlaşamazlarsa, sevemezlerse eşlerinden boşanma ya da ayrılma hakları var.
Şirketlerin; CEO’larını, yöneticilerini değiştirme hakları var.
Doktorunuzu, avukatınızı, berberinizi, kasabınızı değiştirme hakkınız var.
Herhangi bir kurumda bir başkan ya da genel başkan ekibini seçme veya yenileme hakkına her zaman sahiptir.
Teknik direktörünüzü, sportif direktörünüzü değiştirme hakkınız var.
Fatih Terim’i gönderme, Lucescu’yu getirme hakkınız var.
Ama düşünebiliyor musunuz, bir TFF Başkanı, bir MHK Başkanı’nın; herhangi bir MHK üyesini değiştirmeye hakkı yok. MHK üyesi istifa etmediği sürece ona dokunamıyorsunuz.
Katkı vermeyen, zarar veren, sabote eden bir MHK üyesini değiştiremeyen Federasyon ya da MHK Başkanı radikal hiçbir hamleyi yapamaz.
Diyeceksiniz ki; MHK üyesini pasifize edersiniz!
Ya zaten MHK üyeleri pasifize!
Bir şeye karıştıkları yok, fikirleri de yok!
Zekeriya Alp de, Yusuf Namoğlu da kurullarında değişiklik yapmak istediler yapamadılar.
Adam 50 yıllık hanımını boşuyor, ama MHK üyesi ile yollarını ayırma şansı yok!

Federasyondan merak eden var mı?
Dünya Kupası’nda grup maçları tamamlandı. Rusya’da müthiş bir asayiş ve güvenlik var.
Biz de 2024 Avrupa Şampiyonası’na adayız.
Acaba bizim Federasyondan gidip yerinde bu organizasyonu inceleyip, bilgi toplayan, rapor hazırlayan birileri var mı?
Bizde son Süper Kupa finalleri, diğer finaller hep olaylı oldu.
Orada hangi tedbirler alınıyor?
Yetkili birimler, kurullar Rusya’da olan biteni takip ediyorlar mı?

 

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık