Reklam

Profesyonel futbolcudan hakem olur mu?

9 ay önce
98 kez görüntülendi

Profesyonel futbolcudan hakem olur mu?
Reklam

Hep yıllardır kulağa çok hoş gelen beylik bir cümle var;
“Hakem, futbolu bilecek. Hakem, futbol oynamış olacak!”
Geçtiğimiz günlerde de Riva’da “Profesyonel futbolcular için aday hakem kursu” düzenlendi.
Bu işin pratikte netice verme şansı SIFIR!
Bugün Süper Lig’de düdük çalabilmek için birkaç istisnası hariç bir 10 yılınızı vermeniz gerekiyor.
Hakemliğin kendine has bir süreci ve “hiyerarşisi” vardır.
1. Lig ya da Süper Lig seviyesinde top koşturmuş bir oyuncu; “maç başına 3. liglerde 800 TL, 2. liglerde 1865 TL için” hakemlik yapar mı?
Karda kışta, 40 derece sıcakta ve nemde haftada beş gün antrenman yapar mı?
Eğitimlere katılır mı? Kural sınavlarına girer mi?
Hadi diyelim ki; profesyonel futbolcuya beş yılda Süper Lig şansı verdik.
Bu sürece katlanan çıkar mı?
Dünyada profesyonel futbol oynamış hakem duydunuz mu? Hadi birkaç tane isim sayın bakalım!
Ben futbolcudan, “hakem yapma” düşüncesini şuna benzetiyorum.
Askerde attığını hep 12’den vuran er ya da erbaşlar olur. Kırsal kesimden gelmiştir. Silaha aşina bir coğrafyada büyümüştür. Soğukkanlıdır. Avcılık yapmıştır.
Bunlardan birini bölük ya da tabur komutanı yapabilir misiniz?
Hakemlik; disiplin, atletik test performansı, yetenek, kişilik, sabır ister. Ve en önemlisi de bir aşk işidir.
Kimseyi 35 yaşından sonra hakem de yapamazsınız!
Bu eziyete ve bu sürece katlanacak futbolcu çıkar mı? Çok beklersiniz!
Ama olsun; hem dostlar alışverişte gördü hem de olmayacağını görmek için bu lazımdı!

Endirekt mi direkt mi?
Ç. Rizespor Teknik Direktörü İsmail Kartal, F.Bahçe maçından sonra yayıncı kuruluş mikrofonuna şu cümleleri kullandı;
“Bir tane oyunun başında Diomande’nin top eline çarptı. Orada endirekt miii direkt miiiii? Hakem direkt bir vuruş verdi. Maalesef bir gol yedik!”
İsmail Kartal, 59 yaşında. UEFA pro lisansı var.
En az 20 yıl F.Bahçe ve millî takımda üst düzeyde futbol oynadı.
En az 15 yıldır da teknik adamlık yapıyor.
Ama oyun kurallarına hâkimiyeti bu kadar!
Kararın direkt vuruş olması gerektiğini bilmiyor.
Demek ki; antrenör imtihanlarındaki kural dersleri de hikâye.
A, B diplomaları, pro lisansı, hepsi de göstermelik…

MHK mutfağını gösterdi!
Her salı; Zekeriya Alp, Oğuz Sarvan ve Ünsal Çimen bir araya geliyorlar. Hakem, VAR ve gözlemci tayinlerini yapıyorlar.
Oğuz Sarvan Riva’daki basın toplantısında bunu nasıl yaptıklarını örneklerle anlattı. Teknolojiyi nasıl kullandıklarını gösterdi.
Salonu dolduran medya mensupları bu sunumdan oldukça etkilendi. Takdir duyguları anında ifade edildi.
Ancak MHK bir yerde yanlış yaptı, pozisyon tartışmasına girmeyecekti. İşte bu tuzağa düştüler!

Bir musibet, bin nasihatten!.
Y. Malatya-F.Bahçe ve Göztepe-F.Bahçe maçlarında tekrarlanmayan ve tekrarlanan penaltı atışları gündemi haftalarca meşgul etti.
MHK raconu çok doğru kesmiş; Kaleci penaltıyı kurtarırsa, “topuğu ile çizgi arasında yeşil zemin görülüyorsa”, hakem bu atışı tekrarlattıracak.
Şayet hakem veya yardımcı hakem süzemezse VAR devreye girecek.
Bu tartışma üst üste iki hafta yaşanmasaydı, mağdur olan taraf bir büyük kulüp olmasaydı; memlekette bunun konusu bile olmazdı.

Çok komik oluyorsunuz!
FIFA kokart törenini ekrandan takip ettim. 33 hakeme FIFA kokardı takıldı. 31 hakemin kokardı zaten vardı. (Sadece Arda Kardeşler ve Gökhan Barçın yeni.)
Kokardı “OLAN” ve kokart takacak o kadar adamı sahneye çağırıyorsun. Kim kime dumduma… Salonun yarısı sahnede…
TFF yöneticileri arasında kesin protokol krizi de yaşanıyordur; “Ben şuna kokart taktım, sen buna kokart taktın” diye…
TFF Başkanı, kokardı ilk defa alan hakemleri çağırsın ve bu kargaşa bitsin!
Yıl 2020, bu takı töreni hiç yakışmıyor!

Altı üstü bir pozisyon!
16. haftada bir derbi oynandı. Diyelim ki; bir tarafın bir penaltısı verilmedi.
VAR işe karıştı ya da karışmadı.
Mağdur olan taraf, sosyal medya üzerinden tepki koydu, yetmedi basın toplantısı düzenledi.
Daha da hızını alamadı, savcılığa gitme kararı aldı.
Öbür taraf durur mu? Onlar da açıklama üstüne açıklama yaptı.
MHK “Aman bu konu kapanmasın, ben de topa gireyim” dedi.
Penaltı pozisyonu için “hakemlerle aynı görüşte değiliz” açıklamasını yaptı.
Penaltısı verilmeyen kulüp, bunu havada yakaladı.
Netice? Kim ne kazandı? Yıpranan kimler oldu?

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık